ORHAN SAĞLAM/BAHAR TANRITANIR - Van'da lösemiyi atlatan 10 yaşındaki İkranur Çelikel, kendisi gibi hastalıkla mücadele eden çocuklara yardımcı olmak amacıyla büyüyünce Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfında (LÖSEV) gönüllü görev üstlenmek istiyor.

Alipaşa Mahallesi'nde yaşayan İkranur, yaklaşık 3 yıl önce halsizlik, kilo vermesi ve vücudunun farklı yerlerinde morluklar belirmesi üzerine annesi tarafından hastaneye götürüldü.

Yapılan incelemeler sonucunda akut miyeloid lösemi (AML-M3) teşhisi konan İkranur, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi Hematoloji Servisinde tedavi görmeye başladı.

Ailesinin desteği ve doktorlarının gözetiminde yaklaşık 2 yıl devam eden tedavisini tamamlayan İkranur, yaklaşık bir yıl önce sağlığına yeniden kavuştu.

İyileşmesinin ardından okuluna ve arkadaşlarının yanına dönen İkranur, kendisi gibi hastalıkla mücadele eden çocuklara destek verebilmek için büyüdüğünde LÖSEV'de gönüllü olmayı istiyor.

Zorlu tedavi döneminde Çelikel ailesine destek olan LÖSEV temsilcileri, İkranur'u evinde ziyaret etti; onunla sahilde gezerek resim yaptı.

"Lösemi çaresiz bir şey değil"

İkranur'un annesi Fatma Çelikel, kızının tedavisinin çok ağır geçtiğini, ailece güç günler yaşadıklarını belirtti.

Kızının bir dönem yoğun bakımda tedavi edildiğini aktaran Çelikel, doktorların umutlarının azaldığını dile getirdiği günlerde büyük üzüntü duyduklarını söyledi.

Tedavi sırasında hastaneden ayrılmaktan korktuğunu anlatan Çelikel, şöyle konuştu:

"Kızım yoğun bakıma yatırıldı. Doktorların, 'Artık umudumuz yok.' dediğini de işittik; o sırada yıkılmıştık. Önce Allah'ın, ardından doktorların sayesinde kızım iyileşmeye başladı. Ev iznine çıkabiliyorduk ama hastaneden ayrılamayacağımı, artık buranın evim olduğunu düşünmeye başlamıştım. Çünkü güvende olduğumuz yerin yalnızca hastane olduğuna inanıyorduk. Eve gittiğimizde bir şey yaşanırsa ne yaparım diye korkuyor, bu nedenle sürekli hastanede kalmak istiyordum. Sonrasında kızım azar azar toparlandı. Yürüyemeyen çocuğum yeniden yürümeye ve kilo almaya başladı. Bir süre sonra doktorumuz tedavinin sona erdiğini, 10 gün içinde taburcu olacağımızı söyledi. Çok heyecanlandım, ağladım. Sonra İkranur'a, 'Artık taburcu olacağız, bir daha hastaneye gelmeyeceğiz.' dedim."

Kızının sağlığının iyi olduğunu ve tedavinin ardından günlük yaşamına yeniden uyum sağladığını belirten Çelikel, "Geçen yıl okula başladı, bu sene de okula gidiyor. Arkadaş çevresi de yeni yeni oluşuyor. Okula başladıktan sonra kendini daha iyi hissediyor. Lösemi çaresiz bir hastalık değil; önemli olan insanın umudunu yitirmemesi. Sabır ve güçle dayanmak gerekiyor." dedi.

"Büyüyünce LÖSEV'de gönüllü görev yapmak istiyorum"

Sağlığına yeniden kavuşan İkranur Çelikel de arkadaşlarıyla tekrar zaman geçirmenin ve çocukluğunu doyasıya yaşamanın kendisini mutlu ettiğini söyledi.

Yeniden okula başladığını aktaran İkranur, "Arkadaşımla oyun oynuyor, ders çalışıyoruz. Okula gitmek hoşuma gidiyor, çok mutluyum. Büyüdüğümde kuaför olmak istiyorum. LÖSEV'e bir mektup yazmıştım, onlar da ziyaretime geldi. İleride LÖSEV'de gönüllü görev almak istiyorum. Benim gibi bu hastalığı yaşayan arkadaşlarıma yardım eli uzatmak istiyorum." diye konuştu.

"İkranur çok iyi ve çok mutlu"

LÖSEV Doğu Anadolu Bölgesi ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Songül Küce, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla farkındalık yaratmak için çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini anlattı.

Löseminin bulaşıcı olmadığını ve tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Küce, "İkranur bize bir mektup yazıp yollamıştı. Ankara'da mektubunu okurken çok duygulandık ve onu hemen görmek istedik. Tedavi süreci devam ediyordu. Süreç biter bitmez kendisini ziyaret etmek istedik. İkranur çok iyi, çok mutlu. Biz de mutluyuz." ifadelerini kullandı.