BURSA Teknik Üniversitesi, mobilya sektörü için geliştirme çalışmalarına başladığı ve TÜBİTAK desteği alan 'Yarı piramidal çekirdekli sandviç levha üretilmesi' projesiyle geleneksel malzemelere hafif ve çevre dostu bir seçenek sunmayı amaçlıyor. Yumurta viyollerinden esinlenilerek tasarlanan yeni mobilya malzemesiyle üretimde yüzde 40 tasarruf sağlanması hedefleniyor. BTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergün Güntekin, "Bu malzemenin ileride kullanılmasıyla ormanlar üzerindeki baskıyı azaltmak da mümkün olacak. Üretici, 100 ağaç yerine 60 ağaç keserek aynı üretimi gerçekleştirebilecek" dedi.
Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstrisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergün Güntekin'in yürütücülüğünü yaptığı 'Yarı piramidal çekirdekli sandviç levha üretilmesi' başlıklı proje, 'TÜBİTAK 1001 Desteği' almaya hak kazandı. 24 ay devam edecek projede, Orman Endüstrisi Mühendisliği bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. İbrahim Halil Başboğa, Doç. Dr. Çağatay Taşdemir ve Dr. Öğretim Üyesi Mesut Uysal araştırmacı olarak görev yapıyor.
Çalışmayla ilgili açıklama yapan proje yürütücüsü Prof. Dr. Ergün Güntekin, mobilya sektöründe malzeme olarak çoğunlukla ahşap ile ahşap kompozitlerinin (yonga levha, MDF vb.) tercih edildiğini ifade etti. Söz konusu ürünlerin sektörün gereksinimlerini karşıladığını, ancak hafif olması beklenen bazı mobilyalarda kullanılan malzemelerin oldukça ağır kaldığını belirten Prof. Dr. Güntekin, "Sürdürülebilirlik, malzemelerin yaşam döngüsü, enerji verimliliği ve karbon depolama gibi başlıklar günümüzde giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu nedenle, MDF ve sunta gibi geleneksel mobilya malzemelerine alternatif olacak bir ürün geliştirmeyi amaçladık" diye konuştu.
'YÜZDE 40 TASARRUF SAĞLAYACAK'
Projenin çıkış noktası ve amaçları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Güntekin, "Çalışmada sandviç malzeme yaklaşımını temel alıp çekirdek kısmını farklı bir yöntemle üretmeye yöneldik. Bu noktada yumurta viyollerinin yapısından ilham aldık. Yumurta viyollerinin yapısını uyarlayarak yeni nesil bir kompozit malzeme ortaya çıkardığımızı düşünüyoruz. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda, malzemenin mekanik özelliklerinin geleneksel ürünlerle büyük ölçüde benzer olduğunu belirledik. Böylece malzemeden yaklaşık yüzde 40 tasarruf ederek, geleneksel malzemelerle benzer özellikler taşıyan mobilyalar ya da ağırlıklı olarak levhadan üretilen ürünler yapabileceğiz. Bu malzemenin ileride önemli bir potansiyel barındırdığına ve gelecek vaat ettiğine inanıyoruz" diye konuştu.
'KULLANILAN HAM MADDE AZALACAK'
Geliştirilecek ürünün ilerleyen dönemde ormanlar üzerindeki baskıyı da düşürebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Güntekin, "Bir üretici, daha önce 100 ağaçla yaptığı üretimi bu malzemeyi kullanarak 60 ağaçla gerçekleştirebilir. Bu şekilde aynı miktarda üretim yapılırken ihtiyaç duyulan ham madde azalır. Bunun, ormansızlaşmayı önlemeye katkı sunacak önemli bir unsur olduğunu düşünüyorum. Çalışmamızda malzemeyi iki farklı ham maddeyle ürettik. Bunlardan biri, standart MDF üretiminde kullanılan lif ham maddesi; diğeri ise PLA. Bu, doğada kendiliğinden yok olabilen ve diğer plastik çeşitlerine kıyasla avantajları bulunan bir plastik üründür. Bu nedenle ileride malzemenin üretiminde başka ham maddelerin denenmesi ve kullanılması da mümkün olabilir. Ürünün hafif olması, kullanım sırasında da çeşitli yararlar sağlayacak. Özellikle taşıma ve nakliye giderlerini düşürmek mümkün olabilir. Elbette bazı dezavantajları da belirtmek gerekiyor. Malzemenin kullanılabilmesi için alternatif birleştirme tekniklerinin geliştirilmesi ya da mevcut tekniklerin bu ürüne uyarlanması gerekiyor. Sandviç panellerde olduğu gibi, bu malzemede de birleştirme en önemli dezavantajlardan biri olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.
ALTERNATİF ÜRÜN ARAŞTIRMASI
Projede araştırmacı olarak yer alan Dr. Öğretim Üyesi Mesut Uysal, "Proje kapsamında yarı piramidal çekirdekli sandviç paneller geliştiriyoruz. Çekirdek katmanlarını üretirken ahşap liflerinin yanında biyoplastik türü polilaktik asitten (PLA) de faydalanıyoruz. Malzemeleri hem geleneksel tekniklerle hem de eklemeli üretim olarak bilinen 3 boyutlu yazıcılarla geliştiriyoruz. Bu yolla eklemeli üretimin orman ürünleri sanayisinde katma değerli ürünler ortaya çıkarmak için kullanılmasını amaçlıyoruz. Ayrıca geliştirdiğimiz malzemelerin eğilme, çekme ve yüzey yapışma dirençlerini ölçerek MDF ve yonga levha gibi geleneksel ürünlerin yerini alıp alamayacağını inceliyoruz" diye konuştu.
'TAŞIMA VE MALZEME MALİYETİ AZALACAK'
Projede geliştirilecek ikame malzemenin döngüsel analizlerini yaparak çevre üzerindeki etkilerini ve insan sağlığına verebileceği zararları belirlemekle görevli olduğunu aktaran Doç. Dr. Çağatay Taşdemir de "Geliştirilen malzemenin mobilya sektörü için kayda değer bir alternatif olması, yalnızca üretilebilmesine değil, çevresel ve ekonomik bakımdan uygulanabilirliğine de bağlı. Bu doğrultuda ürünün çevresel etkilerini MDF, yonga levha ve sunta gibi geleneksel malzemelerle karşılaştıracağız. Ayrıca üretim giderlerini inceleyip ekonomik fizibilitesini ortaya koyacağız. Sonuçların olumlu çıkması halinde yatırımcılar için geleneksel malzemelere alternatif oluşturabilecek yeni bir ham madde seçeneği doğacak. Taşıma ve sevkiyat masrafları düşerken, son kullanıcının ürünü taşımak için harcayacağı fiziksel güç de azalabilir. Geliştirilen malzemenin yüzde 40 daha az odun ya da ahşap ham maddesi gerektirmesi, orman kaynaklarının daha verimli ve sorumlu biçimde değerlendirilmesine katkıda bulunacaktır. Bu nedenle proje, çevresel, ekonomik ve lojistik yönlerden sürdürülebilir bir malzeme geliştirmeye odaklanıyor" dedi.




YORUMLAR
İLK YORUM YAPAN SEN OL